12 Mart 2012 Pazartesi

''Ne zaman canın yansa bu kadar derinden, sanırsın mümkün değil bi daha üzülmen.'

Çok sevdiğin birini kaybettiğinde tam da böyle düşünüyorsun.' Hiç bir şey beni O'nun yokluğundan, bir daha O'nu göremeyecek, duyamayacak olmaktan daha fazla acıtamaz.' Büyük lâf!Gördüğünün, göreceğinin ne kadarı olduğunu bilebilir misin?
Şanslıysan eğer, gerçekten de başka hiç bir şey seni incitemiyor. Başka bir kalp kırıklığıyla boy ölçüştüremiyorsun yaşadıklarını.Zaten O'nun yokluğundan daha fazla önemsediğin bir şey olması en büyük vicdan azabın. Bu fikir/his acını taze, seni güçlü kılıyor. Acıdan teselli bulunuyormuş evet. Büyük acılar , küçüklerin tesellisi oluyor zamanla.
Her şeye rağmen hayat örseliyor...ve ben korkuyorum. Yaşadığım acıyı unutmamak en büyük duam şimdi. Allah gördüklerimizi unutturacak acılar yaşatmasın da ben razıyım böyle eksik kalmaya

7 Mart 2012 Çarşamba

Vicdan Temizliği

Bu sabah servis beklerken, ağlayan bi kadın gördüm. Gidip soramadım sokak ortasında neden ağladığını. Bana da sormamışlardı...Zaten bana sormasınlardı ama  ben neden sormamıştım?Sorsaydım eğer servis mi kaçardı yoksa keyfim mi bilmiyorum. Hangisini kaybetmekten daha çok korktum... Bugün anladım ben duyarlı bir insan değilim; 'sonradan duyarlı' bi insanım.En azından şimdilik...

PS: Yüzün gözümün önünde şu an... Senin için dua edicem, başka bi şey gelemedi elimden, özür dilerim.